22 Şubat 2025 Cumartesi günü akşam saat 20:00 sularında yaşanan kötü koku nedeniyle Çorlu Kent Konseyi harekete geçerek suç duyurusu yaptı. Çorlu Kent Konseyi Başkanı Esra Yüksel yürütme kurulunda aldığı karar doğrultusunda çevreyi kirleten firmanın ve yöneticilerinin cezasız kalmaması için suç duyurusunda bulundu. Yaşanan kötü kokunun yalnızca geçici bir rahatsızlık olarak görülemeyeceğini belirten Kent Konseyi Başkanı Yüksel, “Aksine sorumluların tespit edilerek gerekli yasal işlemlerin başlatılması gerektiren bir çevre suçu niteliğindedir” ifadelerine yer verdi. Çorlu Adliyesi önünde basın açıklaması yaparak suç duyurusunda bulunan Çorlu Kent Konseyi konunun takipçisi olacaklarını ifade etti.
YOĞUN KOKU, ÇEVREMİZE VE SAĞLIĞIMIZA YÖNELİK CİDDİ KAYGILAR YARATMIŞTIR
Yüksel yaptığı basın açıklamasında; “Çorlu Kent Konseyi olarak, kentimizin havasını, çevresini ve halk sağlığını tehdit eden ciddi bir sorun karşısında bugün burada toplanmış bulunuyoruz. Geçtiğimiz hafta sonu, Çorlu’yu saran ve tüm kent sakinlerini rahatsız eden yoğun bir koku, yaşam kalitemizi doğrudan etkilemiş, çevremize ve sağlığımıza yönelik ciddi kaygılar yaratmıştır. Bu durum, yalnızca geçici bir rahatsızlık olarak görülemez; aksine, sorumluların tespit edilerek gerekli yasal işlemlerin başlatılmasını gerektiren bir çevre suçu niteliğindedir” dedi.
‘ÇEVREYİ KASTEN KİRLETMEK’ SUÇU KAPSAMINDA SORUMLULARIN CEZALANDIRILMASI İÇİN SUÇ DUYURUSUNDA BULUNUYORUZ
Çorlu Adliyesi önünde açıklama yapan Çorlu Kent Konseyi Başkanı Esra Yüksel, “Bu nedenle, Çorlu Kent Konseyi olarak bugün Çorlu Adliyesine gelerek, “çevreyi kasten kirletmek” suçu kapsamında sorumluların belirlenmesi ve cezai yaptırım uygulanması için suç duyurusunda bulunuyoruz. Yaşam hakkımıza, sağlığımıza ve çevremize sahip çıkmak, yalnızca bizlerin değil, hepimizin sorumluluğudur” dedi.
ÇORLU HALKININ TEMİZ HAVA SOLUMA HAKKI VARDIR
Konuşmasını sürdüren Başkan Yüksel, “Çorlu halkının temiz hava soluma hakkı vardır! Bu sürecin takipçisi olacağımızı, yetkililerden sorunun kaynağını açıklamalarını ve bir daha yaşanmaması için gerekli önlemleri almalarını talep ettiğimizi buradan açıkça ifade ediyoruz. Tüm duyarlı Çorlu halkını bu sürece destek vermeye davet ediyoruz. Hep birlikte sesimizi duyuralım, yaşanabilir bir çevre için güçlü bir adım atalım!” dedi.
‘ATIKLARI TOPRAĞA, SUYA VEYA HAVAYA KASTEN VEREN KİŞİ, HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILIR’
Çevreyi kirletenlere yönelik Türkiye Cumhuriyeti Kanunlarında yazan maddelere tek tek yer verilerek Çorlu Adliyesi’ne suç duyurusunda bulundu. Çorlu adliyesine verilen dilekçede, “5237 sayılı TCK’nun 181 inci maddesinde; “(1) İlgili kanunlarla belirlenen teknik usullere aykırı olarak ve çevreye zarar verecek şekilde, atık veya artıkları toprağa, suya veya havaya kasten veren kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Atık veya artıkları izinsiz olarak ülkeye sokan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (3) Atık veya artıkların toprakta, suda veya havada kalıcı özellik göstermesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza iki katı kadar artırılır. (4) Bir ve ikinci fıkralarda tanımlanan fiillerin, insan veya hayvanlar açısından tedavisi zor hastalıkların ortaya çıkmasına, üreme yeteneğinin körelmesine, hayvanların veya bitkilerin doğal özelliklerini değiştirmeye neden olabilecek niteliklere sahip olan atık veya artıklarla ilgili olarak işlenmesi hâlinde, beş yıldan az olmamak üzere hapis cezasına ve bin güne kadar adli para cezasına hükmolunur. (5) Bu maddenin iki, üç ve dördüncü fıkrasındaki fiillerden dolayı tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur” şeklinde düzenlenmiştir. TCK'nın 60'ıncı maddesinde iki tür güvenlik tedbirinden bahsedilmektedir. İlki özel hukuk tüzel kişisinin faaliyet izninin iptal edilmesi, ikincisi ise işlenen suçtan menfaat temin eden tüzel kişi hakkında müsadere hükümlerinin uygulanmasıdır. 1982 Anayasası’nın 56 ncımaddesinde; “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir” denilmiş, bu kapsamda kanunkoyucu gerek Anayasada yer alan hakkı güvence altına almak gerek Avrupa Birliği Konseyi’nin yönergesine uygun hareket etmek için, 5237 sayılı TCK da bir takım suç tiplerine yer verilmiştir” ifadelerine yer verildi.
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.